Install Steam
sign in
|
language
简体中文 (Simplified Chinese)
繁體中文 (Traditional Chinese)
日本語 (Japanese)
한국어 (Korean)
ไทย (Thai)
Bahasa Indonesia (Indonesian)
Bahasa Melayu (Malay) BETA
Български (Bulgarian)
Čeština (Czech)
Dansk (Danish)
Deutsch (German)
Español - España (Spanish - Spain)
Español - Latinoamérica (Spanish - Latin America)
Ελληνικά (Greek)
Français (French)
Italiano (Italian)
Magyar (Hungarian)
Nederlands (Dutch)
Norsk (Norwegian)
Polski (Polish)
Português (Portuguese - Portugal)
Português - Brasil (Portuguese - Brazil)
Română (Romanian)
Русский (Russian)
Suomi (Finnish)
Svenska (Swedish)
Türkçe (Turkish)
Tiếng Việt (Vietnamese)
Українська (Ukrainian)
Report a translation problem

Istanbul, Turkey
Janti adamdı, adabı giyinmeyi çok iyi bilirdi, mesela ben bilmem!
Çok gülerdi, ben gülmem!
Bu kapıdaki arkadaş abi köye para dediğinde, sırtını dönerdi. Ben dönmem!
Agop abi beni kapıdan al dediğinde, dalga geçerdi. Ben geçmem!
Jilet Ahmet sevdiğimiz bir abimizdi ama parayı da bir tuhaf dağıtırdı
Ne varsa elinde yine döner dolaşır onun elinde kalırdı. Benim kalmaz!
Bizde para masaya konur, herkes ihtiyacı kadarını alır!
Jilet Ahmet silahını adamına taşıtırdı, ben silahımı saklamam!
Abim bu masaya şöyle fiyakalı ama birazda yamuk otururdu.
Ben arkamı arkadaşlara verince şöyle bir yaslanırım geriye...