Install Steam
sign in
|
language
简体中文 (Simplified Chinese)
繁體中文 (Traditional Chinese)
日本語 (Japanese)
한국어 (Korean)
ไทย (Thai)
Български (Bulgarian)
Čeština (Czech)
Dansk (Danish)
Deutsch (German)
Español - España (Spanish - Spain)
Español - Latinoamérica (Spanish - Latin America)
Ελληνικά (Greek)
Français (French)
Italiano (Italian)
Bahasa Indonesia (Indonesian)
Magyar (Hungarian)
Nederlands (Dutch)
Norsk (Norwegian)
Polski (Polish)
Português (Portuguese - Portugal)
Português - Brasil (Portuguese - Brazil)
Română (Romanian)
Русский (Russian)
Suomi (Finnish)
Svenska (Swedish)
Türkçe (Turkish)
Tiếng Việt (Vietnamese)
Українська (Ukrainian)
Report a translation problem

O ses gelir ya hani mikrofondan, bir rahatlama yayılır içini sarar.
Çünkü bilirsin, artık yalnız değilsin.
Bir bomba kurarsın, süre biterken bir mermi atar: “Ben burdayım.”
Kaybedersin bir eli, moralin bozulur, hemen yapıştırır:
“Bir elin lafı mı olur? Seninle her el güzel.”
Birlikte güler, birlikte sinirlenirsiniz;
ama hiçbir sessizlik, onun varlığının yerini tutmaz.
Başka maçlar, başka isimler, başka haritalar...
Ama o olmadığında, oyunun rengi solar.
Bu sadece bir takım arkadaşı değil,
Hayatın ortasına usulca yerleşmiş biri olur.
Ve bir anda anlarsın:
Bazı insanlar sadece o an için değil, her an için iyidir.
İyi ki vardır. Oyunda, dostlukta, hep yanındadır. işte bu adamdır junmarbles