login
|
language
简体中文 (Simplified Chinese)
繁體中文 (Traditional Chinese)
日本語 (Japanese)
한국어 (Korean)
ไทย (Thai)
Български (Bulgarian)
Čeština (Czech)
Dansk (Danish)
Deutsch (German)
Español - España (Spanish - Spain)
Español - Latinoamérica (Spanish - Latin America)
Ελληνικά (Greek)
Français (French)
Italiano (Italian)
Magyar (Hungarian)
Nederlands (Dutch)
Norsk (Norwegian)
Polski (Polish)
Português (Portuguese)
Português - Brasil (Portuguese - Brazil)
Română (Romanian)
Русский (Russian)
Suomi (Finnish)
Svenska (Swedish)
Türkçe (Turkish)
Tiếng Việt (Vietnamese)
Українська (Ukrainian)
Help us translate Steam

Turkey



zaten halihazırda olan akor progresyonlarını kullanırsın
neyin daha iyi olduğuna karar verilmiş EQ ayarları kullanırsın
işte orkestrasyon da aynı şekilde
bir enstrüman gelir
sonra başka bir enstrüman
sonra başka bir enstrüman vs
bunları maarifet olarak göremiyorum ne yazık ki
bu müzik sanatsal bir yapıttan ziyade bir reprodüksiyon
ben sanat müziği yapmayı amaçladığım için
bu müziği de ona göre eleştirmek zorundayım
ben sinema müziği yapmıyorum, oyun müziği de yapmıyorum
akdenizde çalışan bir doktora karnıma bıçak saplanmış gibi oluyor dersen
sana FMF tanısı koyabilir
ama almanya'daki bir doktora aynısını söylesen
apandis olarak düşünebilir
o yüzden bunu da böyle görmek zorundayım
peki maarifet nedir?
elinde a vardır
b vardır
onlard